Kayıtlar

Yeni düzen

Evet 15 günden beri ilk defa işe erken gidicem. zaten zamanlamayı da tutturamadık erken kalkmışız :S Böylece haftanın ilk bloğunu yazmaya da vaktimiz kalmış oldu evden çıkmadan. Duş üstü 3ü bir arada kahve ve sigaramızla sanırım haftaya mükemmel bir giriş yapıcaz. Yorgunluk yok bıkkınlık yok dinlenmişlik tavana vurmuş durumda. Umarım uzun ve sıkıcı bi gün olmaz da daha haftanın ilk gününden keyfimiz kaçmaz. O zaman hamster hamster, hem ısıtır hem soğutur..! diye saçma bir espiriyle evden çıkıyoruz...

...

Need a sign..! When and Where is the light?

Günün anlamsız ve önemsizliği

Nasıl anlamlı ve önemli olsun ki cumartesi günü 22.30 a kadar çalışırken? Günün yarısı uyuyarak geçti, diğer yarısı da çalışarak geçicek. Neyse son allahtan bu bir daha yok gece mece çalışmak. Bu akşam taksim planından vazgeçtik bakalım az önceki gelişmelere göre. Bebekte bir yere gidicez ama tamamen yeni bir yer ilk defa keşfedicez. O da kesin değil şu anda her an vazgeçebilirim. Gerekli arada böyle değişiklikler. Yeni ortamlar yeni insanlar. Günün sözüne bakarsak demişler ki; Hata yapmaktan korkmak, ilerlemenin ölümüdür. Bi tarafımla gülüyorum resmen bu lafa. O zaman benim zamanın bayağı ötesinde olmam gerek. O kadar çok hata yaptım ki. Ama bir anlamda da işe yaradı. Hata yapmak cidden insanın önsezilerini geliştiriyor. Hayatı aynı satranç gibi düşünürsek, bir oyunda yaptığın hatalı hamleden ders alırsan, bir sonraki oyununda o hamleyi yapmazsın. Rakibine avantajı vermezsin. Hayatta da öyle kararlar almışsındır ki dersini almışsındır hatalarından ve tekrarlamazsın. Kendini geliştirir...

Diyorduk ki...

I feel good, I knew that I would, now I feel good, I knew that I would, now So good, so good, I got you ve roller değişti... Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum Ömür boyu bitmeyen dert ile yoğrulmuşum Gülemem, sevgilim, ben sensiz ahh... Yaşayamam, yaşayamam.

Merdivenler demiştik...

Bazen hissediyorum da yıllar oldukça değiştirmiş beni. Geriye bakınca kendimi özlediğim bile oluyor. Önceden nasıldım ne yapardım ne düşünürdüm. Bunlar aklıma geldikçe yaşadığım değişim beni oldukça şaşırtıyor. Büyüdükçe işler daha çok yoluna koyulcağına sanki daha çok sağa sola savruluyorum. Ha çok da şikayetçi değilim hani bu durumdan. Olsa da olur olmasa da bazı şeyler diyip geçiyorum. Evet konuya geçelim artık merdivenler diyorduk. Şu son 2 gündür aklımdan çıkmıyor resmen. Ama inanıyorum olucağına, tek umudum bir an önce olması. İlk defa bir sürprizin gerçekleşmesini bu kadar hevesli bekliyorum. Zayıf yönümden vuruldum desem yalan olmaz herhalde (message delivered). Bugüne dönersek yine bir haftasonuna daha giriyoruz ve bu sefer kafamı eğlenceye tam olarak veremiyorum sanki. Geçen hafta yüksek dozda aldığımızdan olsa gerek. Günün Sözü: Ders alınmış başarısızlık başarı demektir. Yorum: Bundan nasıl ders alabilirim ki?

Madem istiyosun...

Adamın biri bir gün New York da yolda yürürken bir şişeye tekme atmış. Bir anda etrafı toz duman kaplamış ve şişenin içinden yaşlı bir cin çıkmış. Adama dönmüş teşekkür etmiş onu kurtardığı için ve o klasik lafı söylemiş dile benden ne dilersen..! Adam da düşünmüş düşünmüş demiş ki; ben demiş bütün hayatım boyunca hep avrupayı görmek istedim. Ama uçaktan korkuyorum ve beni deniz tutuyor. Amerikadan avrupaya otoban yapmanı istiyorum demiş. Cin bir anda afallamış. Olur mu hiç öyle şey okyanusa direkleri nasıl dikiyim o kadar demir çimento bulamam demiş daha kolay birşey iste. Adama da saçma gelmiş zaten o zaman demiş kadınları anlamamı sağla yüzlerine bakınca ne hissettiklerini anlabiliyim. Cin durmuş durmuş sonra sormuş; otoban kaç şerit olsun iki mi dört mü :)

Herşeyin bir vakti varmış

Ve neymiş vakitsiz gelen mutluluk insanı bozarmış. B azen hiç düşünmemek lazımmış bazen de hiç unutmamak. Herkesi mutlu edemezmişiz demek ki. L akin mutlu olmak da yetmezmiş umutlu olmak da. Kaçıp gideni de kovalamamak lazımmış, O nu eğer zamanında mutlu edemediysen. Gece bitmezmiş, gün doğmazmış. W ashington portakalı gibi turuncu olsun istermişsin, güneş gibi ama onu da görmeye vaktin yetmezmiş. N erde olduğunun önemi yokmuş, ne yaptığının da. Rekabet yokmuş aslında yeri doldurulacak biri de. İ şte sadece kendin olmak yetermiş ama bilemezmişsin, farkına varmazmışsın.